Mahremsiz  Yolculuk İçin Nureddin Yıldız Hoca’nın Cevabı

Soru

Esselamu aleyküm ve rahmetullah abi.

Yaptığınız çok güzel bir hizmet. Allah sizden razı olsun. Bir kardeşiniz olarak benim de size açmak istediğim bir mesele var. İnşâallah vereceğiniz cevap Allah’ın benden razı olacağı yola girmeme vesile olur. Ben Rabbimin yolunu bulduktan sonra, O’na daha yakın olabilmek ve inandığım dini hakkıyla yaşayabilmek için ilim yoluna girmeye niyet ettim. O sıralar üniversiteye hazırlanıyordum ne yapabilirim diye düşündüm. Safi bir niyetle İlahiyat okumaya karar verdim. Sonuçlar açıklandı. Ankara İlahiyat’ı kazanmıştım. Çok sevindim sonra okullar açıldı. Gittim gördüm ki orası benim Allah’ı bulabileceğim bir yer değilmiş.Okulu bıraktım sonra medrese araştırdım.Nihayet buldum, her şeyi geride bırakıp gurbet ile medreseye gittim. Allah kendisinden razı olsun, babam mahremsiz yolculuğa karşı hassasiyetli. Her seferinde bana eşlik etti. Getirdi, götürdü, geri aldı.

Bir süre kaldım medresede, Allah muallimlerimizden razı olsun çok şey öğrendim orada. Ama çok, çok bunaldım. Çok kısıtlama vardı, Allah’ın helal kıldığı birçok şey yasaktı, günlerce-haftalarca çıkamıyorduk oradan, hava almak için olsa bile. Bu beni çok daralttı, çünkü ben nerede ne yapmam gerektiğini biliyordum. Müdebbirlerin Allah’ın helal kıldığı şeyleri yasaklaması bana ağır geliyordu. Uzun süre uğraşsam da orada devam edemedim. Eve döndüm, ama evde de ilim yolunda istikrar sağlayamadım. Bu sıralarda hanımların ayrı eğitim gördüğü fakültelerin olduğunu öğrendim. Tekrar üniversite sınavına hazırlanmaya karar verdim, kazandım. Şimdi güzel bir şehirde, ehl-i sünnet diyebileceğim hocaların olduğu bir üniversitede hanım öğrencilerle birlikte eğitim görüyorum. Erkek hocalarımız var evet; fakat birçoğu yaşlı, ben en arka sırada oturup hocalarla iletişime geçmemeye çalışıyorum. Her ne olursa olsun buranın da tamamen İslâmî olduğunu düşünmüyorum ama ehven-i şer canibinden bakıyorum olaya. Çok uzattım abi, hakkınızı helal edin, neden böyle bir tercihte bulunduğumu açıklamak istedim soruma geçmeden önce.

Size asıl sormak istediğim şeye gelecek olursak, şimdi yine gurbet şehirdeyim. Çünkü evimin olduğu şehirde hanımların ayrı eğitim gördüğü bir İlahiyat fakültesi yoktu. Fakat bir şey eksik, Allah rahmetini üzerinden eksik etmesin, babamı toprağa emanet ettim altı ay önce. Şimdi benimle beraber yolculuk yapacak biri yok. Abim var; ama o da yolların güvenli olması, iki kişinin gidiş dönüşünün çok pahalı olması gibi sebeplerle bana eşlik etmek istemiyor. Ben de eğitim gördüğüm şehirde aylarca kalıyorum, tatillerde bile evime gidemiyorum. Sene sonunda ortalaması yüksek öğrenciler Ürdün’e götürülecek dil eğitimi için. Buna hak kazansam bile benimle birlikte yolculuk yapacak bir mahremim olmadığı için yine gidemeyeceğim.

Nureddin Yıldız hocamızın bu konuda neredeyse tüm fetvalarını okudum, mailin sonuna ekleyeceğim onları inşâallah. İlim için yapılan yolculuğa cevaz veren alimlerin olduğundan bahsediyordu bazı yazılarında. Kendisine dikkat edecek ve haramdan kesinlikle uzak duracak hanımlara özel hususi durumların olduğunu işittim farklı bir ehl-i sünnet hocamızdan. Benim durumum bunlardan birine girer mi,  bir ruhsat var mıdır bu konuda? Cevaz veren alimlere uyarak yaparsam bu yolculuğu; ahirette hesaba çekilir miyim? Günah olarak çıkar mı karşıma?


Cevap

Aleyküm selam ve rahmetullah.

Kadının mahremsiz yolculuğu için son dönemde bazı kimselerin cevaz verdiği doğrudur. Ancak bunun doğru olduğu kanaatinde değilim. Zira hem pratik hayatta hem de fıkıh kaynaklarımızda bunun karşılığını bulamıyoruz. Fıkıh kaynaklarımızda karşılığını bulamadığımıza girmeyeceğim çünkü bu herkesin malumudur ki mezheplerimizde kadının mahremsiz yolculuğu caiz değildir. Caizdir diyenler, ‘caiz değil’ diyenlerin sebeplerinin ortadan kalktığını söylüyorlar. Bunların başında da güvenlik geliyor. Bunu nasıl söylerler hayret ediyorum. Bir seyahat firmasında kaç kez yaşanan iğrenç olayları duymadılar mı? Toplu ulaşımda yaşanan tacizleri görmüyorlar mı? Bunca kadın cinayeti, gasp, kaçırılma olaylarını nasıl görmezden gelirler? Biz erkekler olarak dahi çekindiğimiz, tedbir aldığımız durumlarda müslüman hanımlara nasıl kolayca caiz fetvası verilebilir, bunun fıkıhtan önce akılda yeri yoktur diye düşünüyorum. Hülasa ben Rasulullah’ın aleyhisselam beyan etmiş olduğu bu haramın kıyamete kadar baki olduğuna iman ediyorum.

Attığınız ekran fotoğraflarına gelince evvela şunu söyleyeyim. Ben hiç bir hocanın adını kullanarak bir cevap vermedim bu güne kadar. Verdiysem de o kadar azdır ki, bu sebeple hatırlamıyorum. Nureddin hocamız – Allah kendisine uzun ömür ve ilmine bereket versin – adını zikredişimi, haddimi aşmamı hoş karşılayacak enginlikte bir ufka sahiptir diye düşünerek sorunuza cevap verme gafletinde bulunuyorum.

Hocamız sellemehullah soruların cevabında fetvayı ya fetvayı verene ya da isteyene atarak kenara çekilmiş. Bunu dikkatli okuduğunuzda görürsünüz. Yani kendisi böyle bir fetva vermemiş cevaplarında. Verdiği cevaplarda caiz diyenler ile fetva isteyenler arasında üçüncü kişi olarak kalmayı tercih etmiş. Ben ise böyle bir tercih yapmadığımı yukarıda bildirdim. Bu hususta nacizane görüşüm budur.

Allah’a emanet olun.


Paylaş