Soru
Esselamu aleyküm hocam.
Beni kızınız bilip bir baba, kardeşiniz bilip bir abi gibi cevaplamanızı rica ediyorum. 2 ay öncesinde evlilik görüşmesi yaptım. Karşı taraf dualarıma ve hayallerime cevap verebilecek biri. Büyüklerimizle olan istişarelerimiz ve Rabbimize yaptığımız istihareler olumlu çıktı. Ailemin görüşmeden haberi yoktu. Cevabımı karşı tarafa olumlu şekilde bildirip aileme de açtım. Bir talip bulduğumu, gizli görüşmek istemediğimi ve araştırmaları gerektiğini söyledim. Babam ve annem adını bile duymak istemiyor. Bunun nedeni olarak iki sebep ileri sürüyorlar:
1- Uzak olması (Denizli’den Mardin’e gelin gideceğim inşallah)
2-Kürt olması.
Bense ‘araştırırsınız, evliliğe engel sebepler ortaya çıkarsa vazgeçerim ama kürt olması bu sebeplerden değil’ dedim. Ailem atatürkçü ve ırkçılar, en iyi kürt ölü kürt kafasında insanlar. Benim vazgeçmeyeceğimi görünce inanın kendilerini büsbütün harab ettiler ağlıyorlar vazgeçmem için, başkalarını araya sokuyorlar. En sonunda tercih yapmamı söylediler. Eğer onu seçersem aynı gün evlendirip bir daha onu da beni de eve almayacaklarına dair yemin ettiler. Önümüzde aile rızası dışında hiçbir engel yok. Ben okulumu bitirdim, 23 yaşındayım. Evlilik çağımın geldiğini hissediyorum (biyolojik açıdan da) Karşı taraf ise seneye ilahiyat son sınıf. Şimdi ise imamlık yapıyor. Babam ‘uzağa vermem, tek kızım var yanımda isterim. Benim kürde verecek kızım yok’ diyor. Öyle ki artık babam ciddi sağlık sorunları yaşayacak diye de korkuyorum. Şartlar uygunken yukarıda saydığım sebeplerden ötürü karşı tarafı terke zorluyorlar beni. Sadece aile rızası için onları dinlemeli miyim? Baba olsaydınız ne öğütlerdiniz? Evlilik sürecinin sonuna gelmiş sizlerden, kendinizi hem benim hem de ailemin yerine koyarak ‘ne yapabilirim’ konusunda yardımcı olmanızı rica ediyorum. Allah iki cihanda da sizden ve ehlinizden, sizi yetiştirenlerden razı olsun.
Cevap
Ve aleykümüsselam.
Bacım, öncelikle bana böyle bir güven duyduğunuz için Allah’a hamd ederim. Benim kalbimden sizlerin, sizlerin kalbinden de benim muhabbetimi Allah azze ve celle eksik etmesin, amin. Şuna teminat verebilirim ki her mü’min genç kardeşim, bilhassa da hanım kardeşlerimin bende yeri çok ayrıdır. Çünkü erkekler bir şekilde işlerini yürütür de siz hanım kardeşlerim öküzün birine kalırsınız diye çok korkuyor, iç çekiyorum.
Evvela hayırlı bir yola yanlış giriş yapmışsınız. Keşke ailenizin bu görüşmeden haberi olsaydı. Bunu haram veya yanlış olarak söylemiyorum. Keşke haberleri olsaydı, yasaklasalardı ama siz isterseniz yine de yapsaydınız. Çünkü anlattığınız kadarı ile ailenizin din, imanla pek alakası yok. Bu yüzden de sizi mü’min bir adama vermeleri mümkün değil gibi duruyor. Neyse olan olmuş diyelim ve bu faslı kapatalım.
Şunu belirteyim, gurbet zordur. Bunu evlenmeyin diye demiyorum. Ancak bunu bilin. Hele hele size tamamen farklı bir kültürde, ailenizden ayrı bir hayat kurmak psikolojik açıdan da çok zor olacaktır. Burada müstakbel koca olarak gördüğünüz kişiye ve ailesine çok fazla iş düşüyor. Siz orada yapabilecek misiniz, onlarla yapabilecek misiniz, onlar sizinle yapabilecek mi? Bu gibi soruların cevabını kendinizde ve karşı tarafta en net haliyle bulmadan bu işe girmeyin derim.
Hanefi mezhebinde kadının kendi kendini nikahlaması fetvasını günümüzde alimlerimiz pek vermezler ve nikahta veli rızasını şart koşarlar. Ancak sizin durum biraz değişik. Sizi üzmemek için ailenizin durumuna girmiyorum. Sadece ”Sizin, onlar hakkında verdiğiniz malumata göre” onlar izin vermese de bu nikahı kıyabilirsiniz, diyebilirim. Bu işin helal haram boyutu. Ancak kıymalı mısınız, evlenmeli misiniz bunu yukarıda belirttiğim gibi siz bilirsiniz. Zira her caiz olan şey her zaman iyi sonuçlar doğurmayabilir. Kendinizi, hayatınızı, hislerinizi, ailenizi, konuştuğunuz kişiyi sizden iyi kimse bilemez. Benim de buradan birisine kefil olacak durumum yok. Son olarakta istişare ettiğiniz kişileri çok çok iyi seçmenizi ve duayı çok çok yapmanızı, arttırmanızı tavsiye ederim. Allah’a emanet olun. Allah gönlünüzü hayırlara ısındırsın.