Susmak mı Doğruyu Söylemek mi?

Soru

Selamun aleyküm. Hocam ben fazla bir ilmi olmayan, hatta hiç olmayan birisiyim. Ve bir şeylerin farkına varmam üniversite son sınıfta oldu. O zamandan beri çok şükür elimden gelen gayreti gösteriyorum. Ama ailem tamamıyla bu konularda hayatımı, daha doğrusu maddi konularda etkilemeyecek kadar olsa yeter diyorlar. Yani işe gir de tesettüründen taviz ver, ne olacak, düşüncesindeler. Ya da faiz konusunda çokta duyarlı değiller. Ve ben bu insanlara sürekli bir şeylerin doğrusunu anlatmaya çalışıyorum. Tamam, ben pek de nazik üsluplu biri değilim ama olma gayretinde söylemeye çalışıyorum. Fakat  onlar yine hep apayrı bir taraftarlar. Çevremde böyle farkındayım, bunları duymak nefislerine ağır ama söylemem gerekiyor. Çünkü onların istekleri ve düşünceleriyle olmaz hocam. Sus diyorum, artık savaşma ama Rabbimin emrini söylemem lazım. Güç değilse, çocukları bilsin diyorum. Ama hep kötü ben oluyorum. Gerçekten çok yoruldum. Sussam olmuyor, susmasam bu sefer ‘siz kapalılar siz hocalar böylesiniz’ durumu oluyor. Bende bu defa, iyice cephe alıyorlar, diye düşünüyorum. Susmak mı gerekir hocam? Yoksa doğru olanı söylemek mi?


Cevap

Ve aleyküm selam.

Sizin durumunuzda olan kardeşlerimizin sayısı azımsanamayacak kadar fazla. Allah şuura ermiş kardeşlerimizin ailelerine ve de zürriyetlerine şuur ihsan eylesin, amin.

Emr-i bi’l ma’ruf görevi tüm Müslümanlara gücünün yettiğince farz olan bir görevdir. Burada gücünün yettiğince kaydını akılda tutmak lazım. Bir diğer mesele ile iyiliği emretmek vazifesi herkese aynı şekilde, aynı seviyede yapılamaz. Bunun için de belli bir birikim ve gözlem gerekir. Yani bu görevi yerine getirebilmek için gücümüzü, yerimizi, seviyemizi ve karşımızdakini iyi bilmemiz gerekir.

Bu durumun diğer hesab edilecek yanı da kar/zarar dengesidir. Eğer siz karşı tarafa bir şeyler anlatacakken sizi şu anki halinizden daha kötü bir hale sokacaksa bu işe yeltenmeyin. En azından yeltenseniz de çatışmayın. Neticede hakkı tavsiye etmek vazifemiz olsa da hakka inandırmak mecburiyetimiz yoktur. İman, herkesle Allah arasındadır.

Bilhassa ailenizle çatışmayın. Çok uygun ve gerekli ortamlar olmadıkça dini meseleler hakkında tartışmayın. Çünkü anladığım kadarıyla hakkı görmek için değil, sizi haktan çevirmek için tartışacaklar ve ne derseniz deyin ikna da olmayacaklar. Bolca dua edin, sabredin. Kendinizi yıpratarak ibadetlerinizi aksatmayın. Allah’a emanet olun.


Paylaş