Öz Abi Dediğim Kişinin Tacizine Uğradım

Soru

Bismillahirrahmanirrahim.

Abi selamün aleyküm.

Allah azze ve celle seni, eşini, yuvanı mübarek kılsın. Allah ebeden ve daimen razı olsun sizlerden abi. Her bir mektubu bir kardeşim bana yolluyor okumam için. Belki de derdimi sıkıntımı sana yazmam için yolluyordur diye düşünüyorum.

Kelimeleri nasıl bir araya getirip yazarım onu da bilmiyorum. Acıma, sıkıntıma tek ortak ve tek şahit Allah’tır. Allah’tan başka kimse ama kimse beni anlayamıyor, yol gösteremiyor ki gösteremeyecek ama bir umut ışığı ya, danışıyorum, bazı kişilerle konuşmaya çalışıyorum. Başta diğer hesaba yazdım. Eşin yanıtlıyor diye düşündüm de ona yazmak, onunla konuşmak istedim. Mail hesabına yönlendirince yazmaktan vazgeçtim ama sonunda yazıyorum…

Buraya kadar işin açıklaması idi.

Hakkını helal et bu kadar vaktini aldım. İnşaAllah görür ve cevap verirsin.

Bir de böyle bir şeyi paylaşır mısın bilmiyorum ama ismen gizli kalması durumu olacak ise sayfada paylaşmak istersen paylaşabilirsin. Bu durumda belki başka kardeşler de vardır da ilaç olur.

Muhammed Emin YILDIRIM ve Nureddin YILDIZ hocalar ile de görüştüm bu konu için ama bir türlü ilerleme kaydedemedim. Gün be gün canıma daha zarar veriyor bu konu ve artık düşüncelere dalmaktan başka hiçbir şey yapamıyorum. Elhamdülillah müslüman bir mücahideyim. Fakat 2 aydan fazladır kendimi toparlayamıyorum ve git gide kötüye gidiyorum.

Açık bir şekilde yazacağım. Affola inşaAllah.

7 yıl önce ailemden “öz abi” diyeceğim kişi tarafından istismara uğradım. İğrenç bir şekilde daha çocukken başımdan böyle bir ensest vaka geçti. Çocuktuk ve uyuyordum, savunmasızdım. Bunu bana yapan kişi bir büyüğüm ve benden 2 yaş büyük. Ben 11 yaşlarında iken o kişi 13 yaşlarında idi. Herhangi bir aklî sağlık sıkıntısı yok ama ahlâkî büyük bir sıkıntısı var ki böyle iğrençliklere devam etti. Aklım almıyordu, kabullenmek istemiyordum çocukken ama oyun oynarken defalarca cinsel boyutta şeyler yapıyordu. O zamanlar oyundan uzaklaşarak bir yerlere sığınıyordum. Aileme de anlat(a)madım… Ta ki geçen seneye kadar… 

Geçen sene mayıs ayında iki kez uyuduğum odanın önüne yarı çıplak (alt kısım) şekilde geldi. O iki gece korkudan uyuyamadım ama okuldaki rehberlik hocası ile konuşup aileme anlatmalarını istedim. Ailem kabullenmedi hatta her biri aksine bana çok ağır şeyler söyledi. Annem şimdi bile kafayı yemişsin gibi şeyler söylüyor. Kabullenemedikleri için çok kez Kur’ân okuyorsun diye kafayı yemişsin, İslâmî hayata geçtikten sonra böyle oldun, yalan söyleme, şeytan içine girmiş dediler. Bunları işitmek zerre ağır gelmiyor ama bu olayı sıradan görmeleri ve hiçbir önlem almamaları çok zoruma gidiyor.

Ben, hayatım İslamî veya gayri İslami iken bile kimyasal ilaç kullanmamış biriyim. Bir ağrı kesiciyi bile ölüm gibi gören biriydim ama şu an 3. paket ilacıma geçtim. Sosyal Anksiyete, Depresyon, OKB ilaçları… Fayda etmiyor tabii ki ve etmeyecek de. Çünkü ben bu evdeyim ve o olay her an kafamda canlı duruyor. Sadece uyuyabiliyorum o da gündüzleri. Uyku konusunda da 2- 3 günde bir uyur hale gelmiştim bundan 3 ay öncesine kadar.

Şanlıurfalıyım ve kafa dağıtmak için ve gerçekten dua edebilmek için Balıklıgöl’e gidiyordum. Bundan 5 gün önce babam sabah erken içip eve geldi ve bir sürü ağır şeyler söyledi. Camiye, Allah’a, dine… Babama karşı susmadım. Normalde dünyalık bir şeye asla ses etmem ama babam Allah’ın adını ağzına alıp konuştu. Ben Allah’ı da savunamayacaksam Allah’a ağır ithamlar edilince dik duramayacaksam imanımdan şaşarım. Çok ağrıma gitti ve “Rabbim sana sığınıyorum.” dedim ve babama “Ahiret var istediğini söyle pişman olacağın gün küfrettiğin Kur’ân dışında kimse sana yetişemeyecek.” dedim daha çok kızdı… Evden çıkma yasağı koydu ve evin her köşesi o ensest olayı canlandırıyor kafamda. Artık kafayı yiyecek gibiyim… Böyle bir hal.

Muhammed Emin hoca bana sabret dedi ve buna ne denilir ki kızım yaktın beni dedi…

Nureddin hoca ise “İmkanın varsa eğer kendi başının çaresine bakabilecek isen git, eğer yoksa git diyemem, en güvenilir yer yine ailenin yanıdır.” dedi. Ama ben burada hiç güvende olduğumu düşünmüyorum.

Bir de Düzce Üniversitesi önlisans Çocuk Gelişimi 1. sınıf öğrencisiyim. Birinci yıl bitti zaten. Urfa’dan Düzce’ye 90 km meselesine de Nureddin Hoca “Takılma, zarurettir. Hatta okulda, üniversitede kalma işini uzat.” dedi.

Abi… Ben çıkmak istiyorum bu evden ama gidemiyorum, bir türlü içim el vermiyor ama canım çok yanıyor. Vallahi Billahi tarif edemem acımı. Tek şahidim ALLAH.

Canım çok ama çok acıyor. O insan için hidayet diliyorum Allah’tan ama kinle doluyum. Allah’ın adaletinden hiç şüphe etmiyorum ama ya tövbe ederse diyorum… 18 yaşındayım. 7 yıldır gün be gün bitiyorum ben. Defalarca maruz kaldım ama ailem yine ondan yana oldu. Ne yapacağımı şaşırdım. Bana çık git o evden de. De ki sabah erken giderim abi. Çünkü dayanamıyorum. Çok ağır bir zulüm olarak hissediyorum. İslâmî konuda ailem ile çok imtihan oluyorum ama bu durum onca imtihanı göstermiyor bile. Abi demek bile canımı acıtıyor. Nasıl yapar diyorum. Bir kez olsa yanlış yaptı şeytana uydu derim ama bir kez değil be abi. Çok oldu. Mücadele etmeye gücüm kalmadı…

Evlilik düşündüm bir yandan ama hem bir türlü içimde oturtamadım duygusal olarak hem de ailem hiçbir şekilde istemiyor evlenmemi. 3 gün önce annem efendi, müslüman, hizmette birini reddetti. İzin vermedi üstelik bu kez olsun istiyordum içime sinmişti ama annem olmaz dedi. O yüzden görüşmedim de. Bir de olur da gidersem bu evden, bir daha dönmemek kaidesiyle o zaman kimden isteyecekler, karşı taraf nasıl karşılar diye de düşünüyorum. Bir yandan iffetim, bir yandan imanım yanıyor ne yapacağımı bilmiyorum abi…

Bir kusurum bir yanlışım olduysa affola…


Cevap

Ve aleyküm selam ve rahmetullah.

Kardeşim, bacım. Yaşadığın bu ağır imtihanı atlatmanda Rabbim yardım eylesin. Durumuna ben de Muhammed Emin hocamızın dediği gibi başlamak istiyorum. Okurken içimiz yandı. Yandı çünkü bu ümmetin her kadını نِسَٓاؤُ۬كُمْ حَرْثٌ لَكُمْۖ ”Kadınlar sizin tarlanızdır” ayet-i kerimesince ümmetin ‘salih insan fabrikasıdır’. Yeterki doğru ellerde, doğru kişiler ile olsun. Hemen verir meyvesini biiznillah.

Evvela şunu unutma. قُلْ لَنْ يُص۪يبَنَٓا اِلَّا مَا كَتَبَ اللّٰهُ لَنَاۚ هُوَ مَوْلٰينَاۚ وَعَلَى اللّٰهِ فَلْيَتَوَكَّلِ الْمُؤْمِنُونَ  (De ki: “Allah bize ne yazmışsa başımıza ancak o gelir, O bizim mevlâmızdır.” Müminler yalnız Allah’a güvenip dayansınlar.) Bu dünya imtihandır, imtihandır, imtihandır. Kimininki zordur, kimi ise kolay geçtiğini zanneder. 

Fıkhımızda bir kadının takribi 90 km’lik bir mesafeden sonrasını mahremi olmadan gitmesi caiz değildir. Lakin dinimizin öncelikleri vardır. Dinimiz her şeyden önce insanın yaşamında beş temel olan hayatın, dinin, aklın, malın ve neslin korunmasını emreder. Bu hususlar göz önüne alındığında sözü Nureddin hocamızın ifadesine getirebilirim. Eğer ailenizin bu beş temeli korumadığını düşünüyorsanız ve gittiğinizde bu beş temelin korunacağı bir yer biliyorsanız gidin. Yok eğer gideyim ben bir çaresine bakarım kafasıyla evden ayrılırsanız, bu yanlış bir hareket olur. Zira dışarısı şu an içinde bulunduğunuz ortamdaki insanlarla ve hatta daha beterleriyle kaynıyor.

Mücadelenizi kaybetmeyin, umudunuzu yitirmeyin. Allah’tan ümitsiz olmayın. 

 اِنَّهُ لَا يَايْـَٔسُ مِنْ رَوْحِ اللّٰهِ اِلَّا الْقَوْمُ الْكَافِرُونَ (Çünkü inkâr edenlerden başkası Allah’ın rahmetinden ümit kesmez!”) Evliliği düşünün. Yapacağınız hayırlı bir evlilik sizin için en güzeli olur. Ancak bunda da acele etmeyin. Hayatınıza başka başka ağır imtihanlar eklersiniz. İffetinizi korumak için bir yola çıkarsanız da Allah’a sığının. Sizin iffetinize dil uzatanlar وَاُو۬لٰٓئِكَ هُمُ الْفَاسِقُونَۙ (işte onlar fasıkların ta kendileridir!) ayet-i kerimesinin muhatabı olarak dünya ve ahirette hüsrana uğrayacaklardır. 

Allah yardımcınız olsun. Dua eder dua bekleriz.


Paylaş