Soru
Selamün aleyküm hocam.
Bir vesile ile sözlümle tanıştık. İkimiz de seküler bir ailede büyümüş kişiler içinde tekiz. Sözlümün kendisi medrese eğitimi almış, bense daha yeni yeni İslam’ı tanımış kendini yetiştirmeye çalışan biriyim. Yaşlarımız 26 ve 28. Geleyim asıl mevzuya. Biz telefonda konuştuk, karar verdik, sonra da aileler tanışmak için geldi. Ben de ilk o zaman gördüm sözlümü. Aileler tanıştı, sonra isteme oldu. Onun vesilesiyle çarşaf-ı şerif nasip oldu. 7 aydır sözlüyüm, anne ve babalarımızın da bulunduğu isteme günü harama bulaşmamak adına dini nikahımızı yaptık. Aileler bunu biliyor, bizde sözlümle rahatça konuşuyoruz. Bazen “Acaba doğru mu yaptık?” diyorum. Hocam şunu da belirteyim: Sözlüm ve ailesi Edirne’de ben ve ailem Mersin’de oturuyoruz, en fazla günlük telefonda konuşuyoruz. Düğün tarihimiz de belli değil. O imam olarak atanmayı bekliyor, biz de bekliyoruz. Bu süreç beni de biraz yıprattı. Bilmiyorum, bazen “İyi ki o,” diyorum, bazen kafam çok karışıyor, “Doğru mu yaptım?” diye sorguluyorum. Nikâh konusunun hükmü nedir hocam? Allah razı olsun.
Cevap
Aleyküm selam ve rahmetullah. Bunu geçmiş mektup ve sohbetlerimizde de belirttim, bir kez daha sizin vesileniz ile tekrar edeyim. Nikahın resmisi, dinisi olmaz. Şahitler huzurunda ve belirli şartlar belirtilerek evlenecek iki kişinin icab ve kabulüdür. Siz de bunu gerçekleştirmişsiniz. Dolayısı ile bahsettiğiniz kişi sizin sözlünüz değil, kocanızdır. Dolayısıyla ister telefonda konuşun, isterseniz gidin yanında kalın. Siz artık karı kocasınız. Ancak doğru bir şey yaptığınızı söyleyemem. Zira söz ve nişan dönemi evlenecek kişilerin ve ailelerin birbirlerini tanıma dönemidir. Bunun ideali de 3 ayı geçmeyecek şeklindedir. Bu sebeple en iyi nikah, düğüne yakın yapılan nikahtır. Çünkü tanıma döneminde çıkacak bir pürüzden dönmek kolay olur. Artık bunları sizin adınıza konuşmaya gerek olmadığı için sözü uzatmıyorum. Allah mesud etsin. Tavsiyem bir an evvel kocanızın yanına gitmenizdir. Allâh’a emanet olun.