Evlenmeden Önce Bekaretini Kaybeden Arkadaşım

Soru

Selamün aleyküm.

Öncelikle size mektuplara verdiğiniz cevaplardan dolayı teşekkür ediyorum. Ne kimsenin kalbini kırıyor ne de günahının altında ezerek umutsuzluğa vesile oluyorsunuz. Cevaplarınız umut aşılıyor, Allah razı olsun.

Ben çok yakın bir arkadaşım için size yazmak istedim. Kendisi kardeşim dediğim uzun zamandan beri görüştüğüm bir hanım. Bir süredir görüştüğü bir bey vardı. Ailesi de biliyordu ve evliliğine onay vermişlerdi, hatta akraba oldukları için ikisinin evlenmesini çok istiyorlardı. Çocuk askere gitti ve askeri personel olarak da görev yapmayı düşünüyormuş. Gelince evlilik düşünüyorlardı aslında. Arkadaşım büyük bir günaha düşüp görüştüğü insan gitmeden önce zinaya yaklaşmış. Ben sağlıkçı olduğum için benden yardım istedi. Utanarak söylüyorum, özür dilerim ama tam anlamıyla bir birliktelik gerçekleşmese de bekaretini kaybettiğini söyledi. Ve çocuk ayrılmak istiyormuş. Ben çok kızdım ancak kalbini kırmak istemedim. Elhamdulillah namaz kılan tesettürlü ve dinine bağlı kalmaya çalışan biriyim. Arkadaşım da hem buna hem de sağlıkçı olmama güvenerek bana bu meseleyi açtı. Çocuk evlilik meselesinden epey uzaklaşmış, sanırım artık evlenmek istemiyormuş. Sürekli ağlıyor arkadaşım, “Her evlilik konusunu açtığımda bana kaba davranıyor, yanaşmıyor.” dedi. Bu durumda ne yapması, nasıl bir yol izlemesi gerekiyor? Başkasıyla evlenmesi bu durumda çok sıkıntılı olur ancak bu durumdan kendini kurtarmalı diye düşünüyorum. Evlenmeden önce başkasına bu durumunu açıklamalı mı yoksa bunu saklayarak mı hareket etmeli? Bu duruma cevap verirseniz size çok duacı oluruz.

Selamün aleyküm ve rahmetullah.


Cevap

Aleyküm selam ve rahmetullah.

Evvela hüsn-ü şehadetiniz için teşekkür ederim. Meseleye gelecek olursak… 

Her zaman için şunu söylüyoruz: Nikâh kıyılmadan önce bin tane de yüzük takılsa, kırk kere de söz kesilse namahrem namahremdir. İstenildiği kadar tören yapılsın, nikâh kıyılmadığı sürece her iki taraf da bekardır. Maalesef insanlar, genellikle de kadınlar, nikah öncesi bu durumları kendilerine yaşatarak kendilerini mağdur ediyorlar. Şimdi şu sorulabilir, erkeğin hiç mi suçu yok? Tabii ki erkeğin suçu açık. Ancak ben burada asıl suçu kadında görüyorum. Bir kadın nasıl olur da kendi kendini böyle bir duruma sokar. Eğer kendisi erkeğe yanaştıysa zaten büyük bir suç. Yok erkek ona yanaştı da reddetmediyse büyük bir hata. En başta “Sen bana nasıl yaklaşırsın nikâhsız?” diyememesi büyük bir faciadır. Olan olmuş, biten bitmiştir. Bu saatten sonra bunun elbet dünya ve ahirette bir fatutası olacaktır.

Ahiretteki fatura samimi bir tevbe, şeriat üzere tavizsiz yaşama ve bol istiğfâr ile Allah dilerse çözülebilir. Dünyada ise maalesef bir takım zorluklar çekecek. Benim tavsiyem en başta eğer o kişi evlenmeyi istemiyor ise artık onun ile görüşmemesidir. İkinci olarak bu meseleyi kimseye açmamalı ve anlatmamalıdır. Hatta kendisine bile. Tam bir İslam mücahidesi olarak hayatına devam etmelidir. Nasıl olur bilmiyorum ama daha sonra evlenmeli ve yuvasını kurmalıdır. Evlenirken bu durumunu karşıya anlatması zaruret değildir, sormadıkça anlatmayabilir. Ancak bu evlendikten sonra sıkıntı çıkaracağı için olacakları hesap ederek hareket etmelidir. Tıbbi bir müdahale aklınızdan geçmesin, caiz değildir. Duaya sarılmayı unutmayalım. Bundan başka kardeşimize ne söyleyebilirim bilmiyorum. Başta dediğim gibi bazı hataların faturasından kaçamıyorsunuz. Allah yardımcınız olsun.


Paylaş