Soru
Selamün aleyküm hocam. Allah sizden razı olsun inşallah. Ben size ailece başımızdaki bir imtihandan bahsetmek istiyorum.
Benim kız kardeşim lise zamanında İmam Hatip okudu ve o zamanlar dinine düşkün çarşaf-ı şerif giymek isteyen bir kişiydi. Lise bitti, üniversite kazanmak için 2 yıl kursa gitti. Çok değişti. Her daim hayattan bezmiş tavırları vardı. “Benim ruhum siyah, ben hiç mutlu değilim.” gibi konuşuyordu sürekli. En sonunda evden kaçtı. Bir kız arkadaşına gitmiş, çalışacakmış, evi istemiyormuş. Annemi babamı tüm akrabalara karaladı. Gezemiyorum, istediğimi yapamıyorum, ailem bana kötü davranıyor gibi… Biz konuştuk, çabaladık konuştuğu kişiyle iletişime geçtik, sonunda eve getirdik. Ailem affetti. Ama birkaç hafta sonra tekrar kaçtı. Birkaç gün oluyor. Bu sefer, “Beni çalıştırmadınız.” dedi tekrar kaçtı. İlk geldiğinde ilk önce dayımlara gitmişti. Şu an amcamla konuştu, amcam yanına aldı.
Hocam, kardeşim ailemi perişan ediyor. Herkes perişan ne yapacağımızı bilmiyoruz. Edindiği arkadaşlar, bulunduğu ortamlar kardeşimi yoldan çıkardı. Ben iyi davrandım olmadı, yine gitti. Tekrar Kur’ân’ a ısınsın, namazını aksatmasın diye uğraştık ama yine evi terketti. Şimdi “ Ne ölüme, ne ölüne.” demek istiyorum, silip atmak istiyorum, iletişimi kesmek istiyorum. İyilikten anlamıyor ama dinimiz açısından doğru olur mu bilmiyorum. O kadar nasihat ettik ailece ama “Dinimiz neyi emrediyor biliyorum.” diyor lakin hiçbirini yapmıyor. Allah’ tan korkusu kalmamış. Bana bir akıl verin hocam.
Cevap
Aleyküm selam ve rahmetullah.
Kardeşim, İslâm kulun gayreti ve samimiyeti nispetinde bir nasip işidir. Allah bir kula hayır ve hidayet dilerse onun kalbini İslam’a açar. Eğer şer ve dalalet murad ederse de bu sapkınlığın sonu gelmez. Hayırlı insanlar da kötü yola girenler de sadece kitaplarda okuduğumuz, falancalardan duyduğumuz kişiler değildir. Bizzat hayatın içinde yaşayan bizleriz, bizden olanlardır. Başta kendimize sonra aile ve efradımıza sonra tüm mü’min kardeşlerimize iman selameti için dua etmeliyiz. Elimizden, dua ve tatlı dille nasihatten başka ne gelir? Maalesef kimsenin kalbini yarıp kavî imanı koyamıyoruz. Eğer bu mümkün olsaydı, emin olun evvela bizzat ben kendime yapardım.
Dinimiz sıla-i rahim dinidir. Akraba ilişkilerimiz ahirette amel defterimizi ciddi manada eksi ve artı yönde etkileyecek bir iştir. Hele hele söz konusu kendi ehlimiz ise bu daha da ehemmiyet kazanır. Rasûlullah aleyhisselâm “Akrabasıyla ilgisini kesen kimse cennete giremez.” (Buhârî, Edeb, 11; Müslim, Birr, 18, 19) buyurarak bu kötü sonu bize açık açık göstermiştir. Yani eğer bir bağ kopukluğu olacaksa kesinlikle bu bizim elimiz ile olamaz. Sevgimiz azalabilir ancak bağımız azalamaz. Allah’a emanet olun.