Çarşaf Nefsime Ağır Gelmeye Başladı

Soru

Nazar ve korkSelamun aleyküm. Ben ilk zamanlar çarşafa girdiğimde çok heyecanlı, isteyerek ve severek giyiyordum ama artık nefsime ferace ve uzun siyah başörtü daha hoş gelir oldu. Biliyorum bunu nefsim istiyor. ‘Sonuçta o da tesettür çarşafın yükünü taşıyamıyorsan’ diyor. Üniversite okuduğum için çarşafı kaldıramıyor gibi hissediyorum. Onu hak etmiyor bunun yerine ferace giymek istiyorum. Zor tutuyorum kendimi ama çarşafı çıkartmakta çok ağır geliyor. İkilemde kaldım ikisi de sonuçta tesettür ama Çarşaf-ı Şerif’i taşıyamadığımı hisseder oldum. Sizce ne yapmalıyım? Bu kardeşinize ne nasihat edersiniz?u için dua ayetler önerir misiniz?


Cevap

Ve aleyküm selam, mücahid bacım!

Sana önce bir olay nakledeyim, gerisini sen anla! 

Rasûlullah aleyhisselâm ashâbına hep âhireti hatırlatır ve oraya hazırlanmalarını tavsiye ederdi. Vahiy kâtiplerinden olan Hanzala radıyallâhu anh şöyle anlatır:

Bir gün Hazret-i Ebû Bekir -radıyallâhu anh- beni (ağlarken) gördü ve: “Neyin var ey Hanzala?” diye sordu. Ben de büyük bir teessür ve endişe içinde: “Hanzala münâfık oldu!” dedim. “Sübhânallah! Sen ne söylüyorsun!?” deyince: “Biz, Rasûlullah’ın aleyhisselâm yanında iken öyle bir hâle geliyoruz ki, bize Cennet ve Cehennem’i hatırlatarak öğüt verdiğinde, âdeta Cenâb-ı Hakk’ı, Cennet ve Cehennem’i gözümüzle görüyormuş gibi oluyoruz. Rasûlullah’ın aleyhisselâm huzurundan çıkıp çoluk-çocuğumuz ve dünyevî maîşetimizle meşgul olmaya dalınca, içinde bulunduğumuz hissiyâtın çoğunu kaybediyor, Efendimiz’in nasihatlerini unutuyoruz.” dedim.

Hazret-i Ebû Bekir radıyallâhu anh: “Vallâhi, buna benzer hâller bizde de oluyor.” dedi. Bunun üzerine ikimiz kalkıp doğru Rasûlullah’ın huzuruna vardık ve durumu kendisine arz ettik. Allah Rasûlü aleyhisselâm şöyle buyurdular:

“Canım kudret elinde olan Allâh’a yemin ederim ki, siz benim yanımdaki ve zikir esnâsındaki hâlinizi devamlı muhâfaza edebilseydiniz; melekler, yataklarınızın üzerinde ve yollarda (yani gece gündüz) sizinle musâfaha eder, sizi tebrik ederlerdi. (Üç defa tekrarlayarak):

EY HANZALA! BAZEN ÖYLE , BAZEN DE BÖYLE OLUR!” 

(Müslim, Tevbe, 12-13)

Kardeşim! Heyecan, şevk, istek iner çıkar. Dünyadır, düşeriz kalkarız. Bunlar olur. Ancak tesettürümüz namazımız gibi orucumuz gibi farzdır. Hangi farzı yaptığınızda Rabbinizden “Tamam kulum, kabul oldu!” diye onay aldınız ki tesettürünüzü bozacaksınız. Bu şeytanın vesvesesidir. “O da olur, bu da olur” diye bir şey yoktur. Hele hele tesettürde hiç yoktur. Ya çarşaf-ı şerif vardır, ya da çarşaf-ı şerif kadar bol bir dış elbise. Ötesini kurcalamayın, nefsinizle oynamayın. Mesele amelde ve itikatta istikamet üzere olmaktır. Heyecan, şevk gelir, gider, gelir, gider… Neticede kardeşim, BAZEN ÖYLE , BAZEN DE BÖYLE OLUR!”


Paylaş