Soru
Esselamu aleykum hocam.
Ben üniversite mezunu bir bayanım. Çalışma hayatım hiç olmadı bugüne kadar. Mesleğim, Arapça Öğretmenliği. Önümüzdeki günlerde tercihler var. Şayet tercih yaparsam bir yere atanırım muhtemelen çünkü puanım yüksek. Ama gel gelelim ben henüz ne yapacağıma karar vermiş değilim. Karma ortamda bayanın çalışmasının caiz olmadığını biliyorum. Bu beni çok tedirgin ediyor. Ama şöyle de bir durum var ki herkes bu şekilde kabuğuna çekilirse oradaki çocuklar ne olacak? Onlara gerek lisan-ı halimle gerekse sözlerimle örnek olabileceğimi ve Arapçayı sevdirip, öğreteceğimi düşünüyorum Rabbimin yardımıyla. Allah azze ve celle bana bu ilmi verdi benim de bu nimetin şükrünü eda etmem gerekiyor. Zaten çalışacak olursam da ya kız lisesi ya da ortaokul tercih edeceğim. Tesettürüme de dikkat ediyorum, çarşaf giyiyorum hocam. Karma ortamlara girmeyi en aza indirerek elimi taşın altına koyup atanmalı mıyım?
Allah sizden ebeden razı olsun.
Cevap
Ve aleykümüsselam ve rahmetullah.
Sorunuzun çok yönlü olarak açıklanması gereken yönleri var. Öncelikle şununla başlayalım. Sanıyorum ki karma bir eğitim ile üniversite okuyarak şu anki mevkinize geldiniz. O kısım da caiz olmayan bir iş yapmış oldunuz. Ancak bitti. Şu anda ise yeni bir meseleler zinciri duruyor önümüzde.
1) Bir bayanın öğretmen olması caiz midir?
Elbette caizdir. Bu sorunun böyle sorulması bilakis kadını aşağılamaktır. Bu suali kabul edemeyiz bile. Ancak bir şartımız var. Soruyu soran soranın kastının haram bir şeyin bulaşmayacağı bir öğretmenlik mesleği olmasıdır. Yani tesettürlü de olsanız erkek görevliler ve veliler ile birebir veya halvet ortamında muhatap olamazsınız. Tesettürlü de olsanız ergenlik çağındaki (takribi 12-13 yaş ve üstü) erkeğe öğretmenlik yapamazsınız vs vs. Kaldı ki siz kız lisesi veya küçük sınıflar tercih edecekmişsiniz. Sanırım böyle bir sorununuz pek olmayacak.
2) Atanma mevzusu;
İkametiniz dışında bir yere mahreminiz olmadan gidip kalamazsınız. Her şeyi halletseniz bile bunu halletmeden bu işe girişmeyin.
3) Nimet ve şükür mevzusu;
Elbetteki her nimetin bir şükrü olmalı. Hele hele ilim gibi bir nimetin muhakkak olmalı. Ancak haşa bizler Allah’a nasıl ibadet edileceğini Allah’a mı öğreteceğiz? Allah’a karşı Allah’a ibadet son dönemin modası haline geldi. Şeytan, Müslümanların sağ taraflarında cirit atmaktadır. Allah’ın haramları çiğnenerek Allah’a ibadet edilmez. Buna da ayrıca dikkat ederek adımlarımızı ona göre atmalıyız.
4) Kadının çalışmasının sonuçları;
Kadının çalışması neticesinde normalde olmayan bir takım durumlar ortaya çıkmaktadır. İlki maddi özgürlüğünü eline alan kadının, hele de bir makama gelen kadının evini, ailesini, çocuklarını, kocasını boşlaması ve onlarla arasını bozması çok fazla görülen bir durum haline geldi. Fıtraten hayat mücadelesi vermesi için yaratılan erkek ile erkeğin kolu kanadı mesabesinde yaratılan kadının yerlerinde oynama olduğunda işler epey sarpa sarabiliyor. Bu sebeple bazen caiz olan işler caiz olmayan işlerden daha fazla felaketle sonuçlanabiliyor. Bunu kesinlikle aklımızdan çıkarmayalım.
5) ‘Ben olmazsam ne olacak’ duygusu;
Şunu unutmayın. Ahiret işlerini düşündüğünüzde, Allah için ne yapmalıyım diye sorduğunuzda sorunun cevabına kendinizden başlayın. Allah katında mesul olduğunuz ilk şey o çocuklardan, ümmetten, hatta anneniz, babanız, kocanızdan önce sizsiniz. Elbette tüm tanıdıklarımıza karşı az veya çok mesuliyetimiz vardır. Ancak tabiri caizse biz ‘intihar bombacısı’ aramıyoruz.
Aklıma gelenler bunlardı. Umarım yazmayı unuttuğum yerlerde Allah azze ve celle sana yol gösterir.
Allah’a emanet olunuz. Dua eder, dua bekleriz.